15 Ekim 2017 Pazar

Söz Ağacımızın Panorama Sayfası Kimi Temsil Eder

Söz Ağacımız Bizi Temsil Eder

Blog haritam takipçilerim merhaba,
Sağlık sorunu yaşamamdan dolayı üç ay gibi uzun bir dönem blog sayfamda yazılarımı ara vermek zorunda kaldığımı yakından takip eden okurlarım bilirler.

Oysa ki 2017 yılı içerisinde blog sayfamda bir çok sürprizler yapacağımı yeni yılın sürprizleri neler ? post yazımda duyurmuştum.

Yaşadığım şartların ve koşulların izin vermediği bir dönem de yine de blog sayfamda bazı yenilikler ve değişiklikler yapmaya ihmal etmedim.

Bu dönem de hep zihnimin ön rafında kalan sürpriz düşüncelerim vardı. Artık geç de olsa bu sürpriz düşüncelerimin bir tanesini olması gereken yere ulaştırma vakti geldiği düşüncesiyle harekete geçip bu yazım ile birlikte ilk etabını uygulamaya çalışacağım.

Lafı daha fazla uzatmadan blog haritam kategorisinin konusu söz ağacımızın panorama sayfası kimi temsil eder ? içeriğini değerli okurlarıma tanıtmaya başlayayım.

 Söz Ağacımız Sağduyumuzu Temsil Eder

Söz Ağacımızın Panorama Sayfası Kimi Temsil Eder ?

1 ) Söz Ağacımız Bizi Temsil Eder.

Kendimize verdiğimiz sözleri, ailemize, eşimize, çocuklarımıza, arkadaşlarımıza, dostlarımıza, inançlarımıza, örf ve adetlerimize, kararlığımızın kararını, saygımızı, sevgimizi, görünen ve görünmeyen davranışlarımızı, ruh halimizi, amaçlarımızı, hedeflerimizi, bilgimizi, üretkenliğimizi, kendimize ve çevremize kattığımız veya bize katılanları temsil eder.

Söz Ağacımız Kainattaki Yaşam Şeklimize Temsil Eder

2 ) Söz Ağacımız Sağduyumuzu Temsil Eder 

Engelli ve engelli yakınlarına, tanıdığımız veya tanımadığımız insanlara olan sorumluluklarımızı, bakış açımızı, vefa ve ahde vefa duygularımızı, özümüzün sözüne veya sözünüzün özüne temsil eder.


Söz Ağacımız Blog Dünyasını Temsil Eder

3 ) Söz Ağacımız Kainattaki Yaşam Şeklimizi Temsil Eder 

Zalime, mazluma, adaletsizliğe, dağa, taşa, ağaca, suya, toprağa, doğaya, bitkiye, hayvanlara kısacası canlı ve cansız kainatın bütün varlıklarını temsil eder.

Söz Ağacımız Amacı Nedir

4 ) Söz Ağacımız Blog Dünyasını Temsil Eder 

Blog dünyası başta olmak üzere, bizi, blog sayfamızı, post yazılarımızı, yaptığımız bütün yorumları, blog yazarları ile olan iletişim gücümüzü, sevdiğiniz blogger dostlarınızı tanıtmaya veya tanımaya temsil eder.

Yani blog sayfanız veya blog dünyası için yapacağınız projeleri, sürprizleri, duyuruları, araştırmaları, seminerleri, mim etkinliğine ve blog keşif etkinliğine katılmak isteyenler ile bir bütün olup söz ağacımızın panorama sayfasının dallarında toplanması temsiline denir.

Bir başka değişle tanımlamak gerekirse yazdığımız veya yazacağımız kitapları tanıtmaya, paylaştığınız resimleri, videoları anlamaya, vermiş olduğumuz bilgilerin doğruluğunu, size özel olan kelime öbeklerinin sizi temsil etmesine denir.


Söz Ağacımızın Amacı Nedir ?


Söz Ağacımızın Amacı Nedir ?

Söz ağacımızın panorama sayfası kimi temsil eder içeriğini buraya kadar olması gerektiği gibi kısa kısa tanımlamaya çalıştım. 


Buradan sonra konuyu kısaca toparlamam gerekirse " söz ağacımız bizi temsil eder. Söz ağacımızın amacı ise, bir kişinin başkasını tanımladığı gibi kendisini de o ölçüde tanımlayabilmesi ile eş değer olmalıdır.

Onun için kişinin kendisini tanımlaması söz ağacımızın ilk amacıdır. Atalarımızın dediği gibi çuvaldızı kendine iğneye başkasına batır deyimi de buna küçük bir örnektir.

Ben de güçlü ve zayıf yönlerimi ne ölçüde yaşayabildiğimi görmek ve deneyimlemek istememden dolayı yaşam şeklimi belirlemeye amaçlıyorum.
  • Evet, hayatta var olduğuma göre ve benim varlığımın bir önemi bir gayesi olduğuna göre " başkalarının ne yaptığı değil " " benim ne yaptığımın veya yapamadığımın önemli olduğu bu yalancı dünyaya bir nefes ile geldik ve son bir nefes ile göçüp gideceğiz değil mi ? " o halde ilk önceliğimiz kendimize yardım etmeyi, kendimizi kendi elimizden tutmayı öğretmeyi amaçlamalıyız.
  • ( a ) Mesela var olanlarla veya var olacaklarla nasıl bir iletişim kurabiliyoruz ? ( Düzenli, Düzensiz, Belirli, Belirsiz )
  • ( b ) Kendimle ilişki kurduğum gibi, ailemle, blog sayfamla, doğayla ve toplumla da ilişki kurup iletişme geçebiliyor muyum ? ( Evet, Hayır, Kısmen evet, Kısmen hayır. )
  • Yani her alanda ve her konuda içimdeki iyiyi korumaya ve geliştirmeye çalışırken, bir yandan da geçmişte çektiğim acılardan tutunda, göremediğim, yaşayamadığım, yapamadığım veya yarım bıraktığım eylemlerin top yükününü kavrayıp, anılarımla yoğrulması, yüzleşmesi için bir kabul zemini hazırlayıp, kendimi kendi gözümüzden görmeyi bu etkinlik çerçevesinde görmek istedim.
  • Onun için kendi kulağımı yumuşakça fısıldamak öz saygımı, öz değerlerimi, kimine göre öz şefkatimizi merhamet duygumuzla koruyabilmeyi amaçlamalıyız.
  • Kendimizle olan ilişkimizde olduğu gibi doğayla ve toplumla da iletişim kurabilmek, dünyanın karanlığını aydınlatırken kendi geleceğimizi de aydınlatmak.
  • Arkamızdan gelenlere umut ışığı olurken şımarmadan, şaşırmadan başarıya hep beraber yürüyebilmek.
  • Acıların üzerine yumuşak dokunuşlarla gitmek, onunla yoldaşlık yapmak, hasbıhal olmak, bir daha ki misafirliğe geldiğinde çoktan bakım ve onarımımızı yapmış olup, zihnimizin mutluluğunu bedenimizle birlikte hissetmemizi sağlayıp cesur adımlar atmak.
  • Gerçekler ve acılar maalesef bir kitap okur gibi okunmuyor. İnsanı okumak, hayatı okumak, kendimizi okumanızla başlıyor. Kendine yabancılaşan, kendiyle savaşan bir kimse nasıl bir başkasına faydası olabilir ? ( Bence olamaz, Bence olur,  )
Kendimde, çevremde, blog sayfamda, blog dünyasında bu eksikleri gördüm için söz ağacımızın panorama sayfası kimi temsil eder etkinliğini düzenlemek istedim.
  • Hissettiğim düşüncelerimi yeşil yazı içine alıp belirtim. Sizlerde kendi hissettiklerinizi cevabı bu şekilde alabilirsiniz.
Söz ağacımızın panorama sayfası benim için hayatımdan ve blog sayfamdan ayrı bir önemi ve değeri olan iç sessizliğimin ve kelimelerimin sert sessizliği ile yumuşakça yükseleceği ayrı bir sayfa, ayrı bir bölüm ve ayrı bir köşe olarak görüyorum.

Bu konuda katkı sağlan veya sağlamayan herkese şimdiden çok teşekkür ediyorum.

Bir Önerili Not :  Blog dünyası içerisinde böyle sürpriz bir etkinliği yapmanın vermiş olduğu mutluluğun keyfini bu post yazım ile yaşıyorum.
  • Sizler de bu mutluluğu ortak olmak isterseniz.
  • Bir önerim var.
  • Geçmişte veya bugün kendinize vermiş olduğunuz sözleri tutabiliyor musunuz ?
  • Ertelemiş olduğunuz herhangi bir durum veya olay var mı ?
  • Her gün kendinizle ne ölçüde yüzleşiyorsunuz ?
  • Kendisini seven, kendisiyle barışık olduğunuzu mu düşünüyorsanız o zaman bunları nasıl eyleme dönüştürerek yaptığınızı söz ağacımızın panorama sayfası kimi temsil eder yorumlar bölümünde bizlerle paylaşabilir misiniz ?
  • Sözünüz sözümüz olsun...
  • Söz ağacımızın dallarında yeşillensin...
  • Ne dersiniz güzel olmaz mı ?
  • Etkinliği bu post yazımın yorumlar bölümünde başlatmış bulunmaktayım. Diğer söz ağacımızın post paylaşımlarında normal yorumlarınızı yapabilirsiniz. 
  • Şahsıma ait sormak istediğiniz veya öğrenmek istediğiniz her hangi bir konu olur ise bir iş günü içerisinde açık ve net bir şekilde cevap vereceğimden hiç bir kimsenin kuşkusu olmasın.
İlgi Duyanlara Not : Söz ağacımızın panorama sayfasında oluşturmak istediğim bir kaç düşüncem daha var. Bu düşüncelerimi uygulamam biraz zaman alacağı benziyor. Bu düşündüklerimi söz ağacımızın panorama sayfasında uyguladığım zaman ortaya güzel şeylerin çıkacağını inanıyorum.


1 ) İstediğiniz konuda öz eleştiri, tavsiye ve önerilerde bulunabilirsiniz.
2 ) En güzel iş kolay olanı yazmak zor olanı yorumlayabilmektir.
3 ) Tek işim blog yazmak ek işim iletişim kurmak.


Yola Devam : ♿ Blog haritam takipçilerim,
bir önceki ve bir sonraki post yazılarımı takip ettiğiniz sürece
daha fazla bir bilgiye sahip olabileceğinizi inanıyorum.
Saygılarımla.

Bir önceki yazım ramazan bayramını bir elmanın iki yarısı gibi yaşıyorum.

Bir sonraki söz ağacımızın konuları ile ilgili post yazılarımı okumak ister misiniz ?

1. Söz ağacımızın panorama sayfası kimi temsi eder ?
2. Söz ağacımızın panorama sayfasını neden yazma ihtiyacı hissettim ?
3. Söz ağacımızın panorama sayfasının ana fikri nedir ?
4. Söz ağacımızın panorama sayfasının işlevini nasıl oluşturdum ?
5. Söz ağacımızın panorama sayfasına neden katılayım ? 
6. Söz ağacımızın panorama sayfasının tümden tanımı

Bu içerik Engelsiz Renkler-Kişisel Web Yolculuğu tarafından hazırlanmıştır.
Abdullah Tığ
Abdullah Tığ

Ben Abdullah Tığ. Ben kimim diye merak edenler için, kendimle alakalı kısa bir bilgi vermek istiyorum. 1980 yılında güller diyarı Isparta'nın yedi renkli doğa harikası olan Eğirdir ilçesinde doğdum.

29 yorum:

  1. Söz ağacımızın panorama sayfası deneyim ve eylemin tek adresi olma yolunda ilerliyor.
    Her hafta salı günleri keyifli paylaşımlarda görüşmek üzere...
    Saygılarımla...

    YanıtlaSil
  2. Dün gece balkonda gökyüzünü seyrederken bir kutup yıldızı geçti. Balkonun sessizliğinde, yıldızların parıltısında, rüzgarın sıcak esintisinde, yavaş yavaş kayan bir kutup yıldızı gördüğümde hemen gökyüzünün karanlığında düşüncelerimi ve niyetlerimi ardı sıra sıraladım.

    Taki kayan kutup yıldızı rotasını üst balkonunun köşesine çevirip kayboluncaya kadar... Hayatımda gördüğüm ilk kayan kutup yıldızı idi. Sanki ruhumun içine aktı geçti.
    Nede güzeldi o anlar yeşilin siyahlaşmış tonlarında... huzurun ve mutluluğun içinde... bir orta şekerli kahve içtim üzerine yudum yudum, ılık ılık, baş başa...

    Bu hafta söz ağacımızın panorama sayfasının konusu dün geceki yaşamış olduğum duygularım oldu.
    Bakalım gelecek hafta söz ağacımızın panorama sayfası hangi duygulara ev sahipliği yapacak. O zamana kadar sağlıklı ve sevgiyle kalın, hoş çakalın.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  3. Duyuru panosu daha işlevsel. Sağlık anlamında geçtiğiniz birçok safhalardan ben de geçtim. Geçerken de yolumun üzerindeki renklerin güzelliğinden etkilendim. Yaşamak her haliyle ve tüm getirilerine rağmen yaşanmaya değer.

    Güzel bir etkinlik oluşturmuşsunuz. Güzel bir hafta sonu dileklerimle, sevgi ve selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mukaddes hanım, öncelikle hoş geldiniz söz ağacımızın panorama sayfasına yorumunuz ile neşe kattığınız için teşekkür ederim.

      Sağlık konusu başa gelmeden maalesef bilinmiyor. Sanki hep genç, hep sağlıklı kalacağız gibi düşünmeden yaşıyoruz. Akıl başa düştüğü zaman ömür geçmiş gitmiş oluyor.

      Bu safhalardan geçerken de yolumuzun üzerindeki renklerin güzelliklerinden etkilenmemek mümkün olmuyor. Sizin yazmış olduğunuz her kelimenin ne kadar önemli ve değerli olduğunu kendime ifade edebiliyorum ve empati kurabiliyorum.

      Yaşamı yaşamamız kendi hazinemizin var olmasına veya yok olmasına zemin hazırlıyor. Zamanla getirilerin kattığı değer yaşam şeklimize oluşturuyor. Dediğiniz gibi her şeye rağmen yaşamak güzel.

      Duyuru panosunun işlevliğini ve düzenlemiş olduğum etkinliğine beğenmiş olmanıza özellikle de sağ duyu ile yapmış olduğunuz yorumunuza memnun oldum.

      Yolunuzun üzerindeki güzel renkleri paylaşmak isterseniz söz ağacımızın panorama sayfasında sizi misafir etmekten her zaman mutluluk duyarım.

      Bende nice güzel hafta sonları ve nice güzel günler dilerim, sevgi ve selamlarımı sunarım.
      Saygılarımla.

      Sil
  4. Her şey olağanüstü aslında. Görmek için doğru bakabilmek gerek. Önemli olan, insanın tutunacağı bir dalının, uyanmak için bir nedeninin olması.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deryada Damla hanım, düzenlemiş olduğum etkinliğe verdiğiniz önem, katkılarınız, ince görüşleriniz ve özgün yorumlarınız için teşekkür ederim. Gerçekten tek kelime ile ne güzel ifade etmişsiniz. Görmek için göz, anlamak için bir yürek ve uyanmak için de umutlara ve nedenlere ihtiyaç vardır. İnsan olmamızın da yegane sebepleri bunlar değil mi ? Bu etkinliğin asıl amaçlarından bir tanesi de bunu sağlamaya çalışmamdır. Tekrar tekrar teşekkür ederim.
      Saygılarımla.

      Sil
  5. Söz ağacımızın panorama sayfası kimi temsil eder kategorisinin ilk video paylaşımı ile karşınızdayım. Videonun temasını yorumlamak istemiyorum. Çünkü 20 dakikalık bir videonun 20.000 hücremizin yumuşak dokunuşunu ancak yüreğinizle seyrederek hissede bileceğinizi düşünüyorum.
    Bu videoyu paylaşmamın nedeni üç gün önce facabook sayfamdan Psikolog Merve hanımın, paylaşımlarından birinde Uzman Psikolojik Danışmanı Zeynep Selvili Çarmıklı hanımın, videosunu paylaşmış. Benim de şu sözleri dikkatimi çekmesiyle videoyu seyretmek istedim." Öz-şefkat hem nezaket hem cesarettir. "
    Videoyu aralıklarla beş defa seyrettikten sonra söz ağacımızın panorama sayfasının kimi temsil eder konusunun iç sesimizle ne kadar olumlu ve olumsuz bir bağ kura bildiğimizi kendimde görmeye başladım.
    En acımasız sesin içimizden gelen içselliğimizin iç sesi yani hata ve acı çektiğimizde ortaya çıkıp bizim direnç sağlamamız ile başlıyor.
    Söz ağacımızın amacı geçmişte çektiğimiz acıları, yapamadığımız veya yarım bıraktığımız eylemlerimizi önemsiz hala bürünen anılarımızla yoğrulması, yüzleşmesi, kabul etmemize zemin hazırlayıp, kendimizi kendi gözümüzden görmeye çalışmaktır.
    Burada ebeveynlerimiz, çevremiz ve kültürümüzün bizim üzerimizde kurduğu bağın bizden öte bizimle yaşayan her daim, hatalarımızda, acılarımızda, başarısızlığımızda, yalnızlığımızda, kedimizi ve çevremizi suçlayarak, korkutarak, kızarak, öfkelenerek kendi eleştirel iç sesinizin sazı eline almasını izin vermemizle başlıyor.
    Acılar ve olumsuzluklar hayatımızın bir parçası olduğuna göre onları hissedip, kabul edip, iç sesimizle yumuşak bir yer açıp onunla birlikte hareket edip, kendi kendimize destek verip, kendi elimizden tutup, yardım edip onunla hayata paylaşmaya iletişim kurmaya ve ona bir şans vermeye kendimiz hak etmiyor muyuz ?
    Tabi ki ediyoruz ve ben de onun için söz ağacımızın panorama sayfası kimi temsil eder derken bizi temsil ettiğini üstüne basa basa belirtmek istemiştim.
    Umarım bu vido ile güzel bir bütünlük sağlayabiliriz. Videoyu keyifle izlemenizi ve kendinizle yüzleşmenizi dilerim.
    :youtube:W2BpOXoFRPA:eyoutube:

    YanıtlaSil
  6. Söz ağacımızın panorama sayfası kimi temsil eder kategorisin de yine bir ilk daha imza atıp sözlü ve yazılı olarak sizlerle birlikte olmak istedim.
    Asla vazgeçemediğim ve sanırım hiç de vazgeçmeye niyetim olmayan yönlerimin olduğunu zaman zaman yaşadığım deneyimlerimde hep gözlemledim. Çevremdeki kişilerinde bir çoğu bu yönlerimi söylemekten geri kalmamışlardır.
    İnandığım şeyler için her zaman bağlılıkla savaştım. Tüm zorluklara rağmen her zaman inandığım doğruların yolunu takip ettim. Cesur ve mücadeleci ruhum her zaman hazır ve nazır bir şekilde sol yanımda bulunur.

    Peki ya sizin asla değiştiremeyeceğiniz yönlerinizin neler olduğunu biliyor musunuz ? Bu yönlerin-izden memnun musunuz ? Bu yönleriniz size bir şeyler kattığınız inanıyor musunuz ?
    Yorumlar bölümüne fikirlerinizi paylaşabilir kendinize katkı sağlayıp sağlayamadığınızı görebilirsiniz. Sağlıklı ve bilgeli kalın hoş çakalın. Gelecek hafta salı günü görüşmek üzere.
    Saygılarımla.

    :img:https://i.hizliresim.com/okMEZQ.jpg:eimg:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şeyin değişken olduğu bir dünyada asla diyeceğim bir ifade bulunmasa da suallere başlayayım.

      Standart şartlar yaşayan birisi olarak günün koşullarına uyum sağlayacak kadar cesurum ama bu hiç bir zaman korkmayacağım ve korkmuyorum anlamına da gelmez.

      Bunu çok aç olduğum bir sürede yanıtlamak isterdim. Benim gibi aç olan birisine elimdeki ekmeğin tamamını verir miydim, vermezdim herhalde. Demek ki cömertliğim biraz vasat düzeyde.

      Kendimle yarışmayı göze alacak kadar hırslıyım. Şartlar değiştiğinde imkanlarda değiştiğinden hırsımı pek boşa harcamam.

      Sır ve emanet saklayacak kadar güvenilirim.

      Bağımsızlık kendime 100 üzerinden %100 verecek kadar emin olduğum konu. Başıma buyruk olmasam da bağımsızlığıma çok düşkünüm.

      Söz ağacına yaşamımdan ufak kesitler bırakırken, herkese gönülden selam ve sevgilerimle..

      Sil
    2. Mukaddes ablam, söz ağacına yaşamınızdan ufak kesitler bırakırken, standart şartlarımızın öğrettikleri gönülden bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim.

      Gönülden paylaştıkça gönül bağımızın giderek güçleneceğine ve güvenle birlikte iç huzurumuzun artacağına inanıyorum. Gönülden paylaşan herkese selam ve sevgilerimi yolluyorum...
      Saygılarımla.

      Sil
  7. Söz ağacımın panorama sayfasında bu hafta da bir ilk daha aktarmaya çalışacağım. Arka arkaya dört yorum paylaşımı ile hemen bu hafta neler yaşadığımı kısa kısa anlatmak istiyorum. Spontane gelişen olaylar ve durumlar adeta bir birine kovaladı. Ani alınan kararlar, yaşanan anlık duygu bozuklukları ailemizin etrafında bir kısır döndü olarak devam etti durdu.
    Zaman aşıma uğrayan konuların, durumların, tekrar gün güzüne çıkması ile birlikte duygusal çöküntüye sebep olmasıyla sonuçlandı. Hazır tesbiti her zamanki gibi ruhsal ve fiziksel olarak ağır oldu. Lakin sonuçları aynı olmadı. Kısa bir bakım onarım yapmaya çalışırken evimizin kapı zili zin zukn, zin zuk,zin zuk diye aniden çalmaya başladı. Çat kapı iki misafir Ulviye teyzem ve gelini ile gelmiş. O an durumum müsait olmadığı için ortadaki küçük odaya geçtiler. Ben de on anda yatağımda oturma pozisyonumu almaya hazırlanırken bir yanda da sakinleşmeye ve rahatlamaya çalışıyordum. Neyse misafirleri ablam benim odaya davet etti. Misafirlerimiz benim odama geldikten sonra uzun güzel, keyifli sohbetler ettik. Sonra misafirlerimiz müsaade isteyip gittiler.
    Günlük rutin işlerimi yaptıktan sonra, bilgisayarım açtım. Engelsiz renkler kişisel web yolcuğulu blog sayfama girdim. Daha önce söz ağacımızın panorama sayfasına neden katılayım paylaşımımı yorumlar bölümüne Deryada Damla hanım ve Mukaddes ablamdan öneriler ve tavsiyeler gelmişti. Bu yorumları dikkatte alıp değerledirmek için harekete geçtim. Söz ağacımız ile ilgili yazdığım bütün konuların hepsini okudum ve eksiklerimi gördüm. Uzun süren çalışmalarım sonuçunda eksiklerimi giderdikten sonra bu hafta içerisinde bir post yazısı ile açıklamalarda bulundum. Buradan Mukaddes ablama ve Deryada Damla hanıma, sizlerin huzurunda tekrar ilgilerinden ve katkılarından dolayı teşekkür ederim.
    Muzice adlı bir kitap bazı bloggerlar tarafından bir dönem devamlı post yazılarında tavsiye ediliyordu. Benimde dikkatimi çekmişti. Bunun üzerine ben de okuma ihtiyacı hissettim. Lakin bir süredir o kitabı okuma şansı bulamamıştım. İnternetten bilgisayarıma indirdiğim mücize kitabını bu hafta okumaya başlamaya karar verdim. Gergin bir ortamda belki moral motivasyonumu olumlu yönde bir katkı sağlayabilir dedim. Kitabı bu haftada içerisinde okudum. Şimdi tekrar okumaya başladım. Çünkü kitaptan okuduğum alıntılar karşısında çok şaşırdım. Bir dizinin başrol oyuncunun yok artık demesi bu kitaptan alınmış ve başrol oyuncusunun üzerine giydirilmeye çalışılmış. Aynı şekilde başka bir dizide ve başrol oyuncunun keçi çobanı hitap şeklide yine bu kitaptan alıntı alınmış. Kitap bir anda benim için ilham verici olmaktan çıktı. Fikir üzerinden nasıl bir fikir üretilmeye çalışıldığını görmeme sağladı. Neyse konunun özgünlüğünün dışına çıkmadan devam edeyim. Bu kitabı okumadan önce söz ağacımızın panorama sayfasını yazmıştım. Belli konularda aynı düşüncelerde hem fikir olduğumuzda gördüm. Lakin bu kitabı bir yetişkinden ziyada ilköğretim çağındaki çocuklarımızın okumasının daha isabetli olabileceğini düşünüyorum. Bakalım tekrar okuyup bitirdikten sonra aynı düşünce olacak mıyım. Onu da zaman içerisinde göreceğime umut ediyorum.
    Cep telefonum üzerinden bu arada da yakın çevremle devamlı sohbetler edip iletişim halinde olmaya çalıştım. Lakin bir türlü konuşmadığım bir tane güzel bir kardeşim vardı. İkimizin de durumlarımızın aynı anda müsait olmamasından dolayı bir türlü konuşma imkanı sağlayamadık. Nasib olursa tekrar en kısa zamanda iletişime geçmeye çalışacağım.
    Malum yaz mevsimindeyiz benimde doğa ile buluşmamın en kestirme yolu balkona çıkmamla oluşuyor. Ailecek pazar günü öğle yemeğimizi balkonda yemeği planladık. Birazda üzerimizdeki olumsuz enerji atmak için hep beraber balkonda oturup çaylarımızı kahvelerimizi yudumlarken asma ve erik ağaçlarımız yapraklarının iç içe geçmiş olmasıyla yeşil bir şemsiye görünümünde huzur bulmayı bir yandan da küçük bir görüş açısı ile gölün mavisi ve karşımızdaki ormanın kokusuyla birleştirmeye çalıştık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaman zaman balkonda sakin, sesiz bir ortamda doğa ile baş başa oturup dinlendirmeye çalıştığım dönemler oldu. Odama geçip, tekerlekli sandalyeden yatağıma transfer olduğumda yorgunlukla birlikte güzel bir dinginlik hissettim. Gerçekten balkonda oturmak fiziksel ve ruhsal açında olumlu yönde etki yaptığını hissettim. Tekrar rutin işlerimi yaptıktan sonra bilgisayarımı açtım. Blog sayfam hakkında araştırmalara devam ettim.
      Bu hafta bol bol sabahları akşamdan cep telefonumun alarm saatini sabah 07.00 kurmam sonucunda yeni güne erken uyanarak başladım. Sebebini de şöyle aktarayım Ağustos ayı bahçe işlerimizin yoğun olduğu dönemlerden bir tanesi bu dönemlerde babam ve abimin devamlı zamanlarını bahçe işleri ayırmak zorunda kalıyorlar. Bu süreçte ister istemez benim ihtiyaçlarımın gecikmesine etki ediyor.

      Sil
    2. Abim dün öğleden sonra bahçeden eve geldiğinde işleri biraz hafiflettim dedi. Bilgim üzerine Yeğenin Mehmet'te bugün burun ameliyatı oldu. Onu bir arayalım durumunu soralım refakatçi olarak gel derse gideyim dedi. Ona göre istersen yarın veya yarından sonra internetten randevu alır troid için hastaneye kontrole gidebiliriz dedi. Bende tamam abi dedim. Abim yeğenim Mehmet'i aradı. Yeğenim Mehmet ameliyatım güzel geçti dayı demiş refakatçi olarak gelmene gerek. Abimde yarın dayına hastaneye troid için kontrole getireceğim o zaman senin ziyaretine gelir ona göre bir daha konuşuruz dedi. Görüşmek üzere konuşmaları sonlandırdılar. Abim internetten randevu al uygun olursa yarın gidelim dedi. Tamam dedim. Hemen 10.00 ile 10.30 arasındaki randevu saatini aldım.

      Sil
    3. Dün olan bugünden için 10.04 saatinde hastanede olduk. Hemen işlemlerimi yaptırdıktan sonra doktorumuzu gördükten sonra kan tahlilini verdik. Yeğenim Mehmet'in yatığı servise çıktık. Onu ziyaret edip gördükten sonra tahlilimin sonucunu aldık ve evimizin yolunu tuttuk.
      Bu haftaki ruhsal ve fiziksel iniş-çıkışları en sade ve en doğal hali ile aktarmaya çalıştım. Çeşitli aktivite ve etkinliklerle bir haftaki önceki seviyelerinden daha zinde ve daha öz verili yaşamıma devam ediyorum. Kendim ki gözlemlerimi kendi açımdan değerlendirmeye çalıştığım bir süreci burada noktalıyor ve bir sonraki söz ağacımızın panorama sayfası kimi temsil eder paylaşımım da görüşmek üzere. Sağlıklı kalın, bilgeyle kalın, hoş kalın.
      Saygılarımla.

      Sil
  8. Söz ağacımızın panorama sayfası kimi temsil eder etkinliğimizin daha geniş ve daha fazla kitlelere ulaşması için Deryada Damla hanımın, önerisi ile bu hafta içerisinde google plus'ta söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğini düzenledim.

    Derya Damla hanımın, davetleri ve katkılarıyla bir çok blogger arkadaşlarımıza tanıttığımıza ve ulaştığımıza inanıyorum.

    Google plus'un söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğine katılan başta Deryada Damla hanım, olmak üzere katılan ve katılmayan bütün blogger arkadaşlarımıza teşekkür ederim.

    Bu haftaki etkinlikte ayrıca söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin ilk sloganını açıklamak istiyorum.
    Söz ağacımızın sloganı " Tek işim blog yazmak ek işim iletişim kurmak. "

    Fikir paylaşmak, fikir üretmek ve fikirler üzerinden iletişime geçmek isten bütün okurlarımızın bu etkinliğin ve bu sloganın altında hür ve özgür iradeleri ile paylaşabilirler.

    Farklı bir bakış açısı kazanmak isteyenler söz ağacımızın etkinliği ile kendilerini tanıya bilir ve geliştirebileceklerini umut ediyorum. Onun için söz ağacımızın etkinliğine dünden ve tümden bütün okurlarımıza bir kez daha davet ediyorum.

    Sağlıcakla ve bilgelikle kalın gelecek haftaki söz ağacımızın panorama sayfası kimi temsil eder etkinliğinde görüşmek üzere.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  9. :img:https://i.hizliresim.com/7NOMAl.png:eimg:
    Bu haftaki söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin konusu bu Kurban bayramı da böyle olsun içeriğine ele almak istedim. Yani Kurban bayramı nasıl başladı ? Kurban bayramının önemi ve feyzini ne kadar yaşatabildik ? Kurban bayramı nasıl geçti ? sorularına kısa kısa cevap vermek istiyorum.
    Kurban Bayramının havası Aydın'ın sıcağı Eğirdir gecelerinin serin havasının çarpması ile başladı.
    Böyle olunca Kurban bayramı sabahına saat O4.00 hasta, yorgun, huzurlu, umutlu uyanırken gözlerimi açtım. Kurban bayramın boyunca manevi duyguları bolca yaşamaya ve yaşatma arzusu ile son güne kadar devam ettim.
    Bayramın son günü kankim ile o eski günler gibi bol bol konuşmamız, sohbetlerimiz ve belki de bayramın o ülvi duyguları hissetmemiz Kurban bayramının önemini ve değerini kat ve kat artırdı.
    Kankim hasta olmuş, ben hasta olmuşum zaman ise su gibi akıp giderken keyifli saatler bize eşlik ediyordu. Kankim ve ben geçmişten geleceğe genel bir değerlendirme yaptım. Güzel dilekler de bulunduk.
    Düşüncelerini benimle paylaşması sonucunda benim ne kadar değişim ve gelişim gösterdiğimi görmeme sağladı. Bayramın havasından mı yoksa sohbetin özleminden mi bilemiyorum lakin huzur ve mutluluk hasta olmamıza ve yorgun olmamıza rağmen bizimle beraber idi. Bir de değer verdiğim bir kardeşimin ile sohbet etmem Kurban bayramının ışında son buldu.
    Hepimizin Kurban bayramını kutlarım ve hepimiz için hayırlara vesile olmasını dilerim. Nice sağlıklı, bereketli, huzurlu, mutlu, inançlı günler ve bayramlar yaşamamız ümidiyle hoş çakalın, selametle kalın.
    Sizlerin de Kurban bayramı hakkında paylaşmak istediğiniz bir şeyler var ise söz ağacımızın panorama sayfasında paylaşabilirsiniz.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  10. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinde bu hafta iki bölümde aktarmak istiyorum. Birinci bölümde kendisini geliştirmek isteyen, iletişime önem veren, yeniliği ve öğrenmeye aç olan, araştırma ve uygulama yöntemlerini tercih eden, gerek iş hayatında gerekse blog yazarlığı hayatında önemli katkı ve fayda sağlayacağını inandığın bir programdan bahsetmeye hedefiliyorum. İkinci bölümde ise program hakkında genel bir bilgi vermek istiyorum.
    Belki de bazı okurlarımın bu programdan haberleri vardır. Bilgisi olmayan okurlarım için kısa kısa bilgiler eşliğinde sizlere hemen aktarayım. Ben bu programı 27 Ağustos pazar günü Yeğenim Merve'nin bilgilendirme ve tavsiye üzerine gelen mesajı ile tanıdım ve katılım sağladım.
    Kısa sürede, kendime, söz ağacıma ve blog sayfama katkı sağladığını inandığım için sizlerle de paylaşmak istedim. Şimdiden beş tane derse katıldım ve üç tane sertifika aldım. Yarım kalan iki dersimi de tamamladığım zaman sanırım o derslerin de sertifikalarını almış olurum.
    Bu programa vaktim ve sıhhatim elverdiği sürece katılmaya önem vereceğim. Mümkün oldukça kendime uygun bulduğum farklı kategorilerdeki, dersleri seçip zaman içerisinde bu program sayesinde kendime geliştirmeye, söz ağacımızın etkinliğine ve blog sayfamın sürdürebilirliğine katkı sağlayacağına inanıyorum.
    Bu süreçte öğrendiğim bilgi ve deneyimleri söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinde en kısa süre de sizlere de tanıtmaya ve aktarmaya çalışacağım. Bu hedefim doğrultusunda ilk aldığım sertifikaları görsel ve yazılı olarak hemen paylaşayım o zaman.
    Zor insanla baş etme yöntemi
    :img:https://i.hizliresim.com/bLQB50.png:eimg:
    Çatışma yönetimi
    :img:https://i.hizliresim.com/XE2PB0.png:eimg:
    Şikayet yönetimi
    :img:https://i.hizliresim.com/5GpDkl.png:eimg:

    YanıtlaSil
  11. Şimdi asıl konuya geleyim program program diye bahsediyorum nedir bu program diye merak eden okurlarım için ikinci bölüm paylaşımımı hazırladım ve genel olarak program hakkında bilgi vermeye devam edeceğim.
    Bu programın ismi Bilgeiş Projesi Türkiye'de Orta Doğu Teknik Üniversitesi ( ODTÜ ) tarafından hayata geçirildi. Bilgeiş projesi katılmak isteyen üniversitelere, ticaret odalarına, organize sanayi bölgelerine, işçi ve iş verenlere, kendini geliştirmek isteyen kişilere bir çok kolaylıklar ve eğitimler sunulacağını protokoller eşliğinde beyan edildi.
    Pilot iller olarak Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir ve Gaziantep olarak belirlendi.
    Bilgeiş Projesini geniş kitlelere ulaştırmak için internet üzerinden ücretsiz olarak e-öğrenme yoluyla eğitim hizmeti verip sürdürülmesi amaçlanıyor.
    Dersler videolar eşliğinde hem konu anlatımları hem de ödevler, alıştırmalar, sorular gibi farklı bileşenleri çok basit bir şekilde hazırlanıp sunulmuş.
    Dersler genelde bölümler haline ayrılmış onun için kendi zaman planınızı aksatmadan rahatlıkla uygulayıp farklı günlerde, farklı zamanlara yayıp eğitimlerinizi 1 veya 2 saat süresince alıp tamamlayabiliyorsunuz.
    Derslerin aralarında veya en sonunda sertifika almanız için bazı sorular sorulmakta. Onları cevaplamanız isteniyor. Gerekli puanı aldığınız zaman hemen sertifikanızı internet üzerinden indirip alabiliyorsunuz.
    Türkiye'de bilgi ve iletişim gücünün geliştirilmesi donanımlı işçi ve işverenlerini faaliyetlerini sürdürebilmesi adına zaman kısıtlaması olmadan dersleri kategoriler halinde vermeye hedeflenmiş bir program olarak bizlere sunuluyor.
    Bilgeiş Projesinde Yer Alan Dersler Şunlar
    Liderlik,
    Kişisel Stres Yönetimi
    Şikayet Yönetimi,
    Raspberry Pi ile İleri Seviye,
    Programlamanın Temelleri,
    İnternette Güvenliğinizi Arttırın,
    Google Drive ile Bulut Teknolojisine Giriş,
    Bilgeiş Projesinde Yer Alan Kategoriler,
    Web ve Tasarım,
    Web Tasarım Araçları,
    2B Tasarım,
    3B Tasarım,
    Programlama,
    Masaüstü Programlama Dilleri,
    Ofis Uygulamaları,
    Yeteneklerinizi geliştirmek teknolojiye uyum sağlamak ve iletişim gücünü artırmanın bir çok yolunu bu derslere alarak öğrenebileceğinizi inanıyorum. Bilgeiş projesini katılım sağladıktan sonra özellikle de bir blog kullanıcısı, blog yazarı veya blogger olma yolunda bizlere büyük kolaylık ve rehberlik edebileceğine inanıyorum.
    Onun için söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinde genel olarak yer vermek istedim. Önümüzdeki haftalar içerisinde daha detaylı bir şekilde bilgi ve tecrübelerimi sizlerle söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinde paylaşmak istiyorum.
    Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak hemen kayıt olup size uygun olan dersleri seçip derslerinizi alıp kendinize geliştirebilirsiniz.
    Bilgeiş Projesi web sitesine girdiğinizde menü kategorisinden daha detaylı bilgide alabileceğinizi umuyorum.
    Bu konuda sormak istediğiniz veya kafasına katılan yerler var ise bilgim doğrultusunda cevaplamak isterim.
    Söz ağacımızın panorama sayfasını etkiliğine katılan, okuyan, yorum yapan veya yapmayan herkese tercihleri için teşekkür ederim. Önümüzdeki hafta söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinde aynı konuda ve daha detaylı bilgiler eşliğinde görüşmek üzere. Hoş çakalın, sağlıklı ve bilgelikle kalın.
    Her hafta yeni bilgiler ve konular öğrenmek istiyorsanız söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğine takip etmeden geri kalmayın.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  12. Söz ağacı takipçilerim, yeni haftaya ve yeni yazıma hoş geldiniz. Bu hafta Söz ağacımızın panorama sayfasının etkinlik konusu bu hafta içerisinde pazartesi gününden itibaren okumaya başladığım ve tam dört günde okuyup bitirdiğim bir kitaptan esinlenerek yazmak istiyorum..
    Bu kitap sanki söz ağacımızın etkinlik felsefesinin ilmi yönünden bir açıklaması ve bir tercümesi niteliğin taşıdığını söylemeden geçemeyeceğim. Salt ve doğru bir bilgi ancak bu kadar anlatılabilir ve ancak bu kadar bir düşüncenin bakış açısına girebilir.
    Okuduğum her kelime düşüncelerim ile harmanlanmasına ve daha geniş perspektiften bakıp hayatımın sayfasında ve söz ağacımızın etkinlik sayfasına hitap etmesi ile bu alemde daha fazla yol kat edebileceğime inanıyorum.
    Bu kitabın ismini, yazarını ve bu kitap ile nasıl tanıştığımı kısaca açıklamak istiyorum.
    Kitabın İsmi : Kalp alemi-Kalbin salih amelleri 1
    Kitabın Yazarının İsmi : Siraceddin Önlüer
    Kitabı ile tanışma serüvenim ablamın geçen hafta pazartesi günü bize gelmesi ile başladı. Öğlenden sonra çaylarımızı ailecek içtikten sonra ablam yeni almış olduğu bir kitabı hiç okumadan sanki ilk defa benim okumam gerekiyormuş gibi baş ucumda adeta bitmesi ile devam etti.


    YanıtlaSil
  13. Ablam elinde getirmiş olduğu kitap hakkında kısa bir bilgi vermesi üzerine bende kalp alemi-kalbin salih amelleri 1 kitabını okuma ihtiyacı hissettim ve kitabı baştan sonuna kadar okudum.
    Kalp alemi - kalbin salih amelleri 1 kitabından en çok etkilendiğim konu ise tefekkür kelimesi ve anlamı hakkında derin bir huşuya dalmış olmam idi.
    Söz ağacımızın etkinliği ile tefekkür konusu adeta bir biri ile ilintili bir bakış açısına sahip olduğunu fark ettim. Bilgi birikimimin, yazdıklarımın, tavsiye ve önerilerde bulunduğum konuların ilmi yönden bir karşıtı olduğunu gördükten sonra bu mutluluğumu siz değerli okurlarım ile paylaşmak istedim.
    Söz ağacımız etkinliği + kalp alemi - kalbin Salih amelleri 1 kitabı + tefekkür konuları üçü bir arada her biri bir parça ayrı ayrı birleştirilmeye bekleyen bir yapboz gibi sanki benim zihnimin içerisinde düşünmeme bekliyordu.
    Belki üç konunun bir biri ile ne alakası var diye düşünen okurlarım olabilir. Sizlere söyle açıklamak istiyorum. Söz ağacımızın etkinliğini önceliği önce kendimiz idi. ( yani insan idi. )hatırlayan veya takip eden okurlarım bilirler sanırım.
    Söz ağacımızın etkinlik felsefesi de bir insanın kendisine yardımı olmadan bir başkasına yardım etmesi mümkün mü diye sormuş ve kısa kısa açıklamalarda bulunmuştum. Yine hatırlayan veya takip eden okurlarım bilirler.
    Kalp alemi kitabı sanırım bu noktayı işaret edip geniş kapsamlı bir şekilde tevekkür konusunu ele alarak açıklamak istediğini varsaydım. Ben de kendi payıma düşeni bu bilgiler ışında aldığıma inanıyorum. Tefekkür konusunun söz ağacımız etkinliğinin ilerlemesinde önemli bir katkı sağlayacağını umuyorum onun de için açıklayıcı ve birleştirici bir kaç cümle söylemek istiyorum.
    Tefekkür kelimesinin anlamı em pati kurma kelimesi ile eş değerdedir. Yani her hangi bir konuya ayrıntı ve geniş bir perspektiften bakmak anlamına geliyor.
    Bir kişiyi veya olayı düşünmeye, anlamaya çalışmak gerekiyor. İnsanın en önemli yetisini harekete geçirip düşünmesi gerekiyor.
    Önce kendisi ile başlayan tefekkürünü sonra kainatına, olaylara ve bu olaylardan çıkardığını neticenin sonucunda neler öğrendiğini, nereden geldiğini nereye gideceğini ölçüp, biçip karar vermesi ile başlıyor. Buna da her şeye kadir olan, her şeye gören ve bilen Yaradanın yapması ile mümkün olduğunu bilmesi gerekiyor. Bu bilgi birikimini doğru ve olumlu yolla anlamasına ve başkalarına aktarmaya çalışması ile yaşamına devam etmesi gerekiyor.
    Tecrübenin anahtarını, hakikatin ağacını ve kalbin göz bebeğini ancak tefekkür ederek ulaşabileceğimiz vurgusu beni derin bir düşünce ile baş başa kalmamı sağladı.
    Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin sembolünü bir ağaç olarak seçmemin ne kadar doğru ve yerinde bir karar olduğunu gördüm.
    Ayrıca tecrübe ve birikimlerimizin iletişim yolu ile birleştiğinde bir anahtar vazifesi gördüğünü ve kalplerimiz de huzur ve mutluluk iklimini kavuştuğunu aktarmış olmanın mutluluğunu yaşadım.
    Tabi ki bunları niyet ve samimiyet çerçevesinden bakarak ulaşabiliriz. Kendimize ve kalbimize göz bebeğimiz gibi bakalım.
    Bu yalancı dünyadan gelip, geçip, gidiyoruz neyi paylaşamıyoruz ve ne için paylaşamıyoruz. Bunu herkesin kendisine sormasında rica ediyorum. Kalp alemi kalbin Salih amelleri 1 kitabını okumak isteyenlere tavsiye edebilirim. Kalp alemi kalbin Salih amelleri 2 kitabın da mümkün oldukça okumak istiyorum. Bakalım ne gibi bir katkı sağlayacağını düşüncelerim eşliğinde buradan
    Kelimelerimi burada son verirken bir sonraki söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinde sağlıklı, ve bilge ile kalmanızı temenni ederek görüşmek üzere diyorum.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil

  14. :img: https://i.hizliresim.com/YOWbYz.png:img:
    Bu haftaki söz ağacımızın panorama sayfasının etkinlik konusu hardal sarısı Ekim ayında sevmek.Ekim bu sonbaharda çat kapı geldi. Maşuklar yazdı yazı yine de kış geldi. Ormanlar soğudu, kuşlar uçtu. Kışın kasvetli soğuğunda sonbahar şapka çıkardı. Yapraklar uçuşur dalından kış gelir basamak basamak ardından. Yazın matemi yeşil ile mavi ile son buldu.

    Gönül sayfam yine kış ile doldu. Hardal sarısı gönlümün yarısı ! Hardal sarısı kışımın güneşi, siyahımın kardeşi, gönlümün yarısı !

    Hardal sarısı kışımın baharı, yazımın sonbaharı, satırlarımın nadide çiçeği... Hardal sarısı artık senide gönlüm delice sevmek istiyor.
    Mavim, mavişim, mavilim siz de sakın hatır koymayın bana hala sevdiğim tek renk sizsiniz tarihte.

    Hardal sarısı, grinin gizeminde, siyahın sıcaklığında, tavşan kanı çay ile güzeldir. Hardal sarısı artık kışım tek dostu... Renklerimin tek sultanı... Hardal sarısı kuşumun renginde, kokusunda cıvıl cıvıl uçurur yazdan kışa, kıştan yaza.
    Hardal sarısı ne demek ? Benim için hardal sarısı ev demek, oda demek, yatak demek, çay demek, güneş demek, ışık demek, gece demek, soğuk demek, üşümek demek, kömür demek, odun demek, emek demek, hüzün demek, hardal sarı renginde yaşamak demek siyahın asaletine ulaşmak demek.
    Sonbaharda yapraklar gölgelenmiş sallanıyor içi içe solmuş teni ve sararmış rengi ile yerlerde. Söz ağacımızda renginiz ne olursa olsun, daima içinize ısıtacak size hayat verecek bir katkısı olsun.
    Söz ağacımıza takip eden veya yeni bilgisi olan okurlarım, seçtiğiniz renkler gönlünüzde hep rengarenk olsun :) Bir sonraki söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinde görüşmek ve buluşmak üzere. Sağlıklı ve bilge ile kalın. Hoş çakalın.

    YanıtlaSil
  15. :img:https://i.hizliresim.com/YOWbYz.png:eimg:

    Bu haftaki söz ağacımızın panorama sayfasının etkinlik konusu hardal sarısı Ekim ayında sevmek.Ekim bu sonbaharda çat kapı geldi. Maşuklar yazdı yazı yine de kış geldi. Ormanlar soğudu, kuşlar uçtu. Kışın kasvetli soğuğunda sonbahar şapka çıkardı. Yapraklar uçuşur dalından kış gelir basamak basamak ardından. Yazın matemi yeşil ile mavi ile son buldu.

    Gönül sayfam yine kış ile doldu. Hardal sarısı gönlümün yarısı ! Hardal sarısı kışımın güneşi, siyahımın kardeşi, gönlümün yarısı !

    Hardal sarısı kışımın baharı, yazımın sonbaharı, satırlarımın nadide çiçeği... Hardal sarısı artık senide gönlüm delice sevmek istiyor.
    Mavim, mavişim, mavilim siz de sakın hatır koymayın bana hala sevdiğim tek renk sizsiniz tarihte.

    Hardal sarısı, grinin gizeminde, siyahın sıcaklığında, tavşan kanı çay ile güzeldir. Hardal sarısı artık kışım tek dostu... Renklerimin tek sultanı... Hardal sarısı kuşumun renginde, kokusunda cıvıl cıvıl uçurur yazdan kışa, kıştan yaza.

    Hardal sarısı ne demek ? Benim için hardal sarısı ev demek, oda demek, yatak demek, çay demek, güneş demek, ışık demek, gece demek, soğuk demek, üşümek demek, kömür demek, odun demek, emek demek, hüzün demek, hardal sarı renginde yaşamak demek siyahın asaletine ulaşmak demek.

    Sonbaharda yapraklar gölgelenmiş sallanıyor içi içe solmuş teni ve sararmış rengi ile yerlerde. Söz ağacımızda renginiz ne olursa olsun, daima içinize ısıtacak size hayat verecek bir katkısı olsun.

    Söz ağacımıza takip eden veya yeni bilgisi olan okurlarım, seçtiğiniz renkler gönlünüzde hep rengarenk olsun :) Bir sonraki söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinde görüşmek ve buluşmak üzere. Sağlıklı ve bilge ile kalın. Hoş çakalın.

    YanıtlaSil
  16. :img:https://i.hizliresim.com/nJM3v0.png:eimg:
    Değerli söz ağacımızın etkinlik sayfasını takip eden okurlarım, bu hafta farklı ve bir o kadarda yaşamamızı yakından ilgilendiren bir dönüm noktasına hitap eden bir yörünge eksenine sessiz sedasız girişimize sizlere aktarmak istiyorum.
    Bugün itibari ile Astroloji bilimi Jüpiter'in yörünge değiştirip Akrep burcuna geçiş yaptığını açıklamaktadır. Bunun ne kadar doğru veya ne kadar yanlış olduğunu konusunda hiç bir fikrim yok.
    Daha doğrusu benim şimdiye kadar ne Astroloji bilimi hakkında nede burçlar hakkında bir merakım, bir ilgim yada herhangi bir burcun ne gibi özellikleri varmış diye bir araştırma yapıp yakından takip etmişliğim vardır. Velhasıl ver kelam Astroloji bilimine ve burçlara bugüne kadar hiç önem ve değer vermediğim için çok merak edip derinlemesine bir araştırma yapmadım.
    Sadece İlk öğretim yıllarımda ne burçsun diye soran arkadaşlarıma söylemek amaçlı kendi burcumu öğrenmek için araştırma yaptım. Yaşamım boyunca zaten burcumun özellikleri hakkında da fazla bir bilgi sahibi olmadım. O zamandan bu zamana kadar hala ne burcusun diye soran olursa kova burcuyum derim geçerim.
    Evet nereden aklıma geldi o zaman ? Badem bu kadar ilgisiz ve bilgisiz bir konuyu hakimsin neden ele alıp yazıyorsun diye soran veya merak eden okuyucularım olabileceğini düşündüğüm için kısaca sizlere aktarmak istiyorum.
    Pazar günü öğlenden sonra bir tv programını rastgele izliyordum. Yayının akışına göre ekranın en alt kısmında yazılı ve görsel olarak çekilmiş burçların yorumları hakkında bilgi vermeye başladı. Ben de merak edip bu programı izledim.
    Konu şu şekilde ele alınıp anlatılmak istenilmiş. Programın sunucu ile birilikte uzman bir kişi tarafından sokağa çıkıp insanlarla burçlar hakkında röportaj çekimi yapmışlar. Çekimleri halk arasından rastgele seçtikleri insanlara mikrofonu uzatıp burçlarının ne olduklarını sormaya başlamışlar.
    Burçlarını öğrendikleri insanların burçlarına göre bilgi vermeye amaçlamışlar. Özellikle de Jüpiter'in 10 Ekim Salı günü Akrep yörüngesine geçmesi ile yaşamlarının burçlarının özelliklerine göre değişebileceği ve yeni bir dönemin başlayabileceği olasılıkları olduğunu aktarmaya çalışmışlar. Bende çekimler aracılığı ile merakımı bastırıp gereken bilgileri aldığımı düşünüyorum.
    Burçlar hakkında yazmamın ikinci nedeni ise Jüpiter'in yörünge değiştirme zamanının 1O Ekim Salı gününe denk gelmesi benim için ayrı bir önem atletti.
    Yani 1O Ekim Salı günü hem söz ağacımın etkinlik günü olması hemde Jüpiter yörüngesinin yer değiştirme günü olması sebebi ile bende farklı bir çağrışım yaptı. İkisinin de aynı güne rastlaması etki tepki olayına anımsamakla birlikte bu bağ daha da güçlendi.
    Ayrıca söz ağacımızın etkinlik gününü düzenlediğim zaman etkinliğe her hafta hangi gün yazmam gerektiğini bir türlü karar verip belirle yememiştim. Sonra yaşamış olduğum geçmiş haftalara gözden geçirip geriye baktığım zaman günlük ve rutin işlerimin en boş olduğum günün Salı günü olduğunu fark etmiştim.
    Bundan sonra artık söz ağacımızın etkinlik gününü salı günü olarak belirleyip yazılarımı her hafta salı günleri çerçevesinde yazmaya karar vermiştim.
    O gün bu gündür söz ağacımızın etkinlik sayfasını düzenli olarak her hafta Salı günleri yazmaya çalışıyorum. Söz ağacımızın etkinlik sayfasını düzenlediğimin ardından tam 77 gün geçmiş. Bu süre içerinde en verimli ve en güzel yazılarımı yazdığımı düşünüyorum.
    Onun içinde 10 Ekim Salı günü yani bugün Jüpiter'in yer değiştirmesi söz ağacım etkinlik günüyle eş değer oldu. Belki de bu benim bir hüsnü kuruntum olabilir. Hatta her olaya söz ağacımızın etkinlik sayfasına bağlamam bir paranoyak olmaya başladığımın bir göstergesi de olabilir. Ama güzel şeylerin üst üste meydana gelmesi olumlu etki yarattığına da söylemek istiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi Jüpiter'in Akrep burcuna geçişi ile birlikte kova burcuna neler bekliyor onları açıklamak istiyorum. Kova burcu benim burcum bakalım beni neler bekliyor.
      10 Ekim itibari ile kovalar için çok güzel bir döngü başlıyor. Jüpiter burç değiştiriyor Akrep burcuna salı günü itibari ile geçiş yapıyor.
      10 Ekimden sonra özellikle kovalar için kariyerlerin de ve iş alanlarında çok güzel sıçramalarının olması ile bereketin, bolluğun, güzel gelişmelerin,şansların, seçeneklerin karşımıza geleceği bir döngüye giriyorsunuz.
      Yani 2018 Kasım ayına kadar özellikle hem medyada hem kendi hayatımızda kova ve yükselen kovaları konuşmaya başlayacağız. Toplumsal konularda daha ilgili olacaksınız özellikle bekar olanlar varsa evliliğe adım atacaksınız. Statülerinde bir değişim yaşayabilirler.
      Bir de bu haftaya bakacak olursak aşkta, işte, hanede, sağlıkla desteklendiğini görüyoruz. Ama bu hafta özellikle paraya dikkat etmeleri gerekiyor. Çarşamba günü yatırım amacında birilerine borç vermeyin ve bu alanda ufak tefek sıkışmalara açık olun.
      Sonuç olarak bunlar benim hayatımda ne kadar önemli olacak veya ne gibi yaşamımda önemli bir etki edecek yaşayıp göreceğiz hep beraber. Kayda değer bir gelişmeler olur ise söz ağacımızın etkinlik sayfasında paylaşırım.
      Sağlıklı, umutlu, bilgeli ve söz ağacımızın rehberliği eşliğinde görüşmek üzere.
      Saygılarımla.

      Sil
  17. :img:https://i.hizliresim.com/DyB6lm.jpg:eimg:
    Söz ağacımızın etkinliğine hoş geldiniz değerli takipçilerim, eğer sizler de her salı günü engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun blog sayfasında söz ağacımızın etkinliğine takip ediyor ve yorumları okuyor iseniz mutlaka benim için salı günlerinin ayrı bir önemi ve değeri olduğunu fark ediyorsunuzdur ?
    Söz ağacımız etkinliğini düzenlediğim günden beri salı günleri tek adres olma yolunda kendi başına ilerlemeye devam ediyor. Enteresan olan haftalar ilerledikçe ve yeni olaylar yaşadıkça yeni bilgiler öğrenmeye başladığımı görüyorum. Ne kadar sağ duyuya ve bilgiye aç olduğumu gördükçe kendimle olan bağım güçlendirmeye ve olgunlaştırmaya başladığımı söylemek istiyorum.
    Bu keşif yolcuğunda sanki gizli bir el var. Beni yeniliğe, gelişime, araştırmaya, okumaya, iletişim kurmaya, bağ kurmaya, birleştirmeye, bütünleştirmeye çalışıyor. Derler ya tek vücuda yek pare olmak deyimde tam da bu noktada benim için geçerliliğini sürdürüyor.
    Kavuşturma ve olgunlaştırma zemini de sanki söz ağacımızın etkinlik sayfasında her hafta salı günleri belli plan dahilinde düzenli olarak bir içerik üretip, düşüncelerimi paylaştıkça daha da büyüyüp serpiliyor.
    Söz ağacımızın etkinlik sayfası, şahsıma, yaşam şeklimde ve bakış açıma önemli ve olumlu yönde katkı sağladığını söylemeden geçemeyeceğim. Sanki her şey bir anda elimin altında ve bir den bire bi mantar gibi büyüyüp boy gösteriyor.
    Bu sebepten midir ? bilmiyorum ancak salı günleri benim için özel bir gün olarak adına tarihi geçip altın harflerle yazdıracağına inanıyorum. Hikmetini, bereketini, hoş görüsünü, mucizesini her daim şahsıma rahatlıkla hissettirmeye devam ediyor. Özellikle şimdiki ve gelecek zaman hakkında ağlarını çoktan öğrenmeye başladığını ön gördüğümü söylemek istiyorum.
    Niye bunları yazıyorum veya neden böyle bir giriş yapmak istedim. Sizlere Hemen açıklayayım. 17 Ekim 2016 senesi aile olarak yeni bir dönemin kapılarını açarken tekrar bizim için yaşamsal noktada zor, dar. sıkıntılı ve sancılı günlerin başlayacağının işaretini verdi. Bu gün itibari ile tam bir yılı doldurmuş bulunmaktayız.
    Üzerine bir de annemin aniden hastalanması ve ameliyat olması sıkıntılı ve zor bir günlerin farklı açıdan kat be kat artmasına sebep olurken duygusal ve fiziksel açıdan da çöküntüye uğramamıza neden olmuştu.
    Ayrıca blog dünyasında bir blog kullanıcısı olarak varlığıma sürdürmeye çalışırken çeşitli sebeplerle ve gereksiz diyaloglara girmeme sebep oldu. Blog hakkında düşüncelerimi özgürce ve hür iradem ile yazmak, paylaşmak beni ayrıca üzmüş ve yormuş idi.
    Bir blog kullanıcısı, yazarı veya bloggerı neden kendini başka bir blogger olduğunu zanneden kişiler veya gruplar tarafından sömürülmeye, hakarete uğratılmaya, aşağılanmaya paralarını almaya çalışıyorlar.
    Bilgisi olmayan bir blog kullanıcısının üzerinde para kazanıp kendi blog sayfasını google üzerinde yükseklere çıkarmaya çalışıyorlar. Bu yüzden blog yazarları ile olan olumsuz iletişimler sağlık sorunlarımı yaşamama sebep oldu. Zararlı triod ile tanışmama neden olduğunu düşünüyorum. Söz ağacımızın etkinliği ile anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğup blog dünyası ile ilgili düşüncelerime sizlerle paylaşmaya devam etmeyi hedefliyorum.
    Richard Bach sevdiğim bir sözü ile yazımı burada son veriyorum. Yaşadıklarınızın ustası yaşamakta olduklarınızın kalfası, yaşayacaklarınızın çığarısınız.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  18. :img: https://i.hizliresim.com/ByAdJp.png :eimg:
    Söz ağacımız etkinliğinin sade ve sessiz okurlarım bu haftaki salı günü paylaşımına hoş geldiniz. Umarım her şey sizler için yolundadır. Bizim memlekette havalar bugünden itibaren soğumaya ve yağmur yağmaya başladı. Demem o ki bir yaz mevsimi daha geride kaldı. Kış mevsimi ise çoktan kendini hissettirmeye başladı.
    Ben ise bir kaplumbağa gibi kendi kabuğuma yavaş yavaş çekilmeye başladım. Her zaman ki gibi bir kış boyunca yine odamda çekilip bir daha ki yaz mevsime kadar ömrüm olursa yaşamaya devam edeceğim.
    Belki ara sıra dışarıya çıkma imkanlarım olabilir. Lakin o güzel ve sıcak yaz aylarının doğasıyla baş başa kalıp temiz ve serin oksijenini solumam ile maalesef aynı anlama gelmiyor.
    Sizce sadece yaz mevsiminin yeşili ve mavisini mi geride bırakıyoruz. Anılarımız, küçük çay sohbetlerimiz, hayallerimiz, hedeflerimiz, planlarımız, yaşam şekillerimiz, düşüncelerimizin akışı, değişim ve gelişimimiz, öğrendiğimiz yeni bilgiler, yeni tanıştığımız insanlar, yeni tanıştığımız o insanlardan öğrendiğimiz bilgiler, kararlarımız, cesur adımlarımız, gezdiğimiz yerler, uzun yıllar önce görmediğimiz konuşmadığımız insanlarla tekrar bir araya gelip hasbıhal etmemiz, geçmişten bugüne dem vurmamız.
    Aslında mevsimler insanlar üzerin de ne kadar önemli rol oynuyor ve yaşam şekillerimizin değişmesinde ne kadar önemli faktöre sahip değil mi ?
    Sabah uyandığım zaman odamın içerisi hafif karanlıktı. Babam odamın perdelerini tek tek açtıkça gökyüzü kara bulutlar içerisinde bir biri ile yarış halinde idi.
    Rutin işlerimi halletmek için yatağımın üzerine oturduğum zaman pencereden dışarıya baktığım yolların, ağaçların dallarının ve yapraklarının ıslanmış olduğunu gördüm.
    Hava durumu tahminleri günler öncesi zaten uyarısını yapmıştı. Havalar hissedilir derecelerde azalacağını havaların soğuyacağını ve yağmur yağışlarının olacağını söylemişti.
    Hava durumunun verdiği bilgiler havanın şartları ile aynı doğrultuda hareket ediyordu. Hava soğumuş, yağmur yağmış, ağaçların sararmış ve morarmış yaprakları rüzgara meydan okurcasına dalından kopmak için direniyordu.
    Rüzgar bu esti mi kimi dinler vakti saati gelmiş bir kere yapraklarla delice raks etmek istiyor. Ne ağaç dinler nede yaprak dalından koparır gider. Giderken de bazen insanlar gibi ne var ne yok demeden içimizden bir şeyleri koparır savurur, kırar, söker bir meçhule götürür.
    Hayat dedikleri bu olsa gerek. Her zaman cesur olmak, kararlı olmak, sabırlı olmak, yüreğinin ve bileğinin hakkını doğru istikamette çevirmemizi bilmemiz gerekiyor.
    Sorarım sizlere o zaman kendinizi ne kadar tanıyorsunuz ? kendinizle ne kadar barışıksınız ? bugün kendiniz için neler yaptığınız ? bugün kendiniz için bir şeyler yaptığınıza inanıyorsanız ? çevrenizde bulunan canlı ve cansız varlıklar için neler yaptı ve kendinizle ve çevrenizle olan bağı güçlendirmek için ne kadar caba sarf ediyorsunuz ?
    Mevlana der ki ayakta duracak halim yokken hayatta duracak nedenlerim var korkma düşmezsin.
    Saygı ve sevgilerimi sunar bir sonraki söz ağacımızın etkinliğinin rehberliği eşliğinde buluşmak üzere.

    YanıtlaSil
  19. Söz ağacımın sessiz takipçileri bu gün ekim ayının son günü ve son saatlerine girmek üzereyiz. Bu gün ve bu hafta içerisinde bir çok durum ve olaylarla karşı karşıya kaldım. Her olay karşısında güleyim mi ağlayayım mı bilemedim daha doğrusu kah öldüm kah yeniden doğduğum bir anka kuşu gibi...
    Bu gün benim için sevginin saygının ölümünün yeni bir miladın tarihe geçiçinin günüdür. Ben bu zamana kadar kaç kere ölüm ve yeniden dirildim artık sayısını unuttum. Bu gün benim sıradanlaşan ölümlerimin bir tanesine daha şaid olduğum gündür.
    Ne hikmetse her Ekim ve Kasım ayları benim ölüm saatimi kendi ekseni etrafında hayat kurmaya devam ediyor. Ben de her zamanki gibi bunda da vardır bir hayır deyip yoluma devam ediyorum.
    Kişiler, olaylar ve durumlar üzerinde fazla durmadan yaşamayı hayat ve çevremdekiler zaman zaman öğretmeye başarıyorlar. Durum böyle olunca sağ olsun Melek teyzem abimin yarım bıraktığı işi son tahlilde bugün tamamladı.
    Beni gerek sözleri gerekse hal ve davranışları ile bir kez daha sevginin, saygının ölmesini başardı. Her zaman ne kadar sevgimi saygımı koruyorum içtenliğimle hürmet gösterip baş tacı etsem de büyüklerime bir yerlerde muhakkak bir eksik olduğunu idrak etmeye başladım.
    Melek teyzem annemin öz mü öz ablası yani anne yarısı dediğim Melek teyzem. Sahsına ne kadar hürmet göstersem de hep hüzün benimle beraber oluyor. Yaşamım boyunca her zaman Teyzem olarak değil bir anne olarak benimseyip değer verdiğim Melek Teyzem yine nerede yanlış yaptım diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
    Sevgi mi saygı mı nerede gösteremedim. Sana nerede hata yaptım, nerede kusur ettim ne yanlış yaptım gittiğinden beri düşünüyorum. Şuan ne yazsam da anlatsam içimdeki duygular kifayetsizliğini. Kalbimin tam orta yerinde kayadan daha ağır bir yük var. İçim ağlamak istiyorum. Ruhum ise çoktan hazal oldu. Göz yaşlarım tuna gibi akmam diyor. İnsan ağlamak isterse de ağlayamaz mı ağlayamazmış meğer.
    Arkana bakmadan gidişine güzel dileklerimle yükselen sesime sokak kapısından geri dönüp tekrar gittiğin yoldan dönüp oda kapımın girişine kadar gelip hayranım o nutuğuna aklına yoluna.
    Ben bu filmleri kaç defa seyrettim. Sayısını artık hafızam almıyor. Bünyem kaldırmıyor. Bilmiyorum belki bu son olmayacak. Beli ki de hiç bir zaman bu olayların sonu gelmeyecek.
    Lakin bu sefer insanlığı kaybeden ben olmayacağım. Doğru bildiğim bu yolda yoldaşım olan saygımı, sevgimi, hürmetimi her daim göstermeye devam edeceğim. Bu gün ben mi öldüm. Yoksa sevgimi, saygımı öldü. Yoksa sevdiklerim mi öldü. Bugün ben öldüm sessizlik için de. Ölü olan konuşur mu ? Ölü olan yazar mı yaşar mı ? Ölümün adı sessizlik oldu. Bir sonraki söz ağacımızın rehberliğinde eşliğinde görüşmek üzere. Tabi ölüler konuşmak, yazmak bakalım gelecek hafta ola neler ola.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  20. :img:https://i.hizliresim.com/YOdmk2.png:eimg:
    Söz ağacımızın etkinliğine takip eden okuyucularım bu hafta sizlerle sözün bittiği yerde olduğumu ifade etmek istiyorum. Bir hafta önce teyzemle yaşamış olduğum ikili iletişimden sonra ne yazarsam yazayım ne söylersem söyleyeyim nasıl davranırsam davranayım, yürekten yüreğe gönülden gönüle akmayan sevgi pınarının kokusu her şeyi kifayetsiz ve her şeyi hükümsüz kılıyor.
    Bir tını sesi gönül kapsını çalmadıktan sonra ses vermiyor içerideki garip oğlu garibim. Demem o ki kapıyı çalmayı bilmek gerekir. O kapıyı çalmasına bilene de gönlüne açmak gerekir.
    Daha doğrusu sözün, özün, yazının, paylaşmanın, sevginin saygının, hürmetin yaşamımızda ne kadar önemli bir yeri olduğunu başlatmış olduğum söz ağacımızın etkinliği çerçevesinde aktarmaya çalışsam da sanırım yüreğim hala bazı olayları kabul etmekte zorlanıyor ve kendimle olan bağı güçlendirmekte zayıf kalıyor.
    Yada yüreğimin işine öyle geliyor. Kendini hep bir kalıp içinde tutup zihnin arı kovanı içerisinde yaşamasını istiyor. Her şeyin yalan olduğu şu üç günlük dünyada hiçliğe giderken götüreceğimiz 9 metre kefen değil mi ?
    Kendi kendimle bir haftadır öz eleştirilerde bulunmaya çalışıyorum. Katlayıp-çarpsam da, toplayıp-çıkarsam da hep aynı sonuç ortaya çıkıyor. Anladım ki şu üç günlük dünyada ne sevmesini biliyorum nede dostluğun ne olduğunu bilmiyorum. Ben bilinmezleri yaşıyorum kendi içimde...
    Belki de bu serzenişimin sebebi Kasım ayının yine delice şahsıma ve aileme meydan okuyup bir düelloya davet edercesine kartını önüme sürmesiyle başlıyor. Yine bir Kasım ayı ve yine bir hüzün ayı oldu. Bugünler... Umut ile... sevgi ile... dua ile beklediğimiz gelişmeler hüsran oldu. Gönlümüzü aştı... dağladı... yırttı geçti...
    Oysa gönül yaylam her zaman ki gibi, hazırlıklarını çoktan Kasım ayının er meydanı için yapmıştı. Eksiklerini gidermişti... Savunma mekanizmalarını harekete geçirmişti. Artık hazır ve nazır bir şekilde kendini dinlenmeye ve beklemeye almıştı.
    Müsabakalar başladığında amansız ve çetrefilli bir şekilde güreşe tutuşacağım gün ise beli belirsiz idi. Yeri ve zamanı her zaman ki gibi, tam bir muamma oluyordu. Hayatın havası, karası, suyu, toprağı, minderi, çimeni hiç fark etmiyor...
    Hain planı nerede ve ne zaman ne şekilde boy göstereceği hiç belli olmuyor. Tek hedefi benim sırtıma hançerini saplamak sonra yere düşmemi sağlamak ve daha sonra da tuş olduğumu görmek istediği besbelli idi. Bilinmezleri oynayan gecesi gündüzü belli olmayanla nasıl güreş tutulur er meydanında bilen var mı a dostlar ?
    Bu satırları yazmaya çalışırken geçmiş gözümün önünden bir filim şeridi gibi canlanıyor . Nerelerden nereye gelmişim. Kolay değil bu kadar savaşla, mücadele edip ayakta kalmak. Hayat devam ederken yorgunluk, kızgınlık, kırgınlık, çaresizlik, yalnızlık, dinginlik, hüznün olmasından daha doğal ne olabilirdi ki.
    Artık gönlümün yaylası Kasım ayının çiçekleri gibi iyimserlik, neşe, mutluluk ve sağlık yelpazesinde açmasını diliyorum. Ömrümün geri kalan kısmını anlam taşımak ve yaşamak istiyorum. " Farklı yolda yürümem, kaybolduğum anlamına gelmez. "
    Bugünlerden bir gün daha geçmiş olacak söz ağacımızın rehberliği eşliğinde biliyor musunuz ? Anın tadını çıkarabilmek zihnimizi, ruhumuzu, bedenimizi söz ağacımızın dalları etrafında süslemeye ne dersiniz ? Kendi nostaljimizin keyifli kılmak için Kasım çiçekleri gibi mutluluğa, huzura ve neşeye açmamızı dilerim.
    Söz ağacımıza bir söz de sen bırak !
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  21. :img:https://i.hizliresim.com/2EWEZA.jpg:eimg:
    Söz ağacımızın takipçileri kendim ile istişare yapmaya devam ediyorum. İçsel gücümün ve hayata karşı tavrımı zaman zaman sert sözler ve davranışlarımla yansıtıyorum. Aldıklarımla ve verdiklerimle kendi gönül aynamda değerlendirmeye çalışıyorum. Bu gönül aynamın yansıması sonucunda sevgi, saygı, fedakarlık, hoş görü ve sabır, azim, kararlılık içerisinde çalışama arzumla harmanlayıp araştırmalarda bulunup daima kendimi yenilemeye, geliştirmeye, okumaya, araştırmaya yeni şeyler tanımaya, anlamaya, geçmişte ve bugün yapmış olduğum yanlışlarımı, hatalarımı sorgulayıp eksiklerimi giderip yoluma devam etmeye çalışan garip aciz bir fani olarak yaşamaya çalışıyorum. Dürüstlük çok pahalı bir hediyedir ucuz insanlardan beklenemez. Ayrıca her yiğidin de bir yoğurt yemesi vardır. Bir blog kullanıcısı olarak dürüstlüğü ve erdemi ne kadar taşıyıp, yansıtabiliyorum. Dürüst olmak mı ? mutlu olmak mı ? yoksa başkalarının mutlu olmasıyla mı neden mutlu olamıyoruz ? Değerli okurlarım bu ince ve hassas düşünceleri bir blog kullanıcısı olarak kendi terazinizde tartıp istişare ediyor musunuz ? Söz ağacımızın dallarını süslemek isterseniz ?
    Söz ağacımıza bir söz de sen ver !
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil


1. Engelsiz renkler kişisel web yolculuğunun kuruş amacı iletişimi yazarak, konuşarak ve deneyimlerimizin birimi sonucunda doğru bilinen yanlışlıkları hep beraber görmemize sağlamasıdır.
2. Söz ağacımızın panorama sayfası etkinliğinin kuruşu amacı ise kendinize vereceğiniz bir söz, paylaşacağınız bir konu, yapacağınız bir öz eleştiri, kendinize neler kattığınıza bildirir.
3. Sevdiğiniz veya sevmediğiniz her konuya dilediğiniz ölçüde öz eleştiri yapma hakkınızın var olduğunu sakın unutmayın !
a. Kendi özgün yorumunuz sizinle iletişim kurmamızı sağlar.
b. Rica ediyorum yorum bölümüne veya özelden ben size takibime aldım size de blog sayfama beklerim demenize gerek yok !
c. Karşılıklı yorum yapalım, takip edelim hem gelişimimizi hem de büyümemizi katkı sağlayalım demenize gerek yok ! Tanımak, iletişim kurmak ve okuma isteği olanlar zaten gereğini yapar.
d. Demem o ki ilk önceliği blog sayfası olanlara, takip etmek için takip edenlere, yorum yapmak için yorum yapmaya arzulayan veya başka bir düşüncesi olan kişilerle mümkün oldukça iletişime geçmiyorum.
e. Böyle düşüncesi olanlara saygı duyuyorum ! Kendi adıma kusura bakmayın diyorum ! Belkide blog dünyasında böylelerine ihtiyaç vardır onu bilemiyorum ! Herkese blog yaşamında başarılar diliyorum.
Saygılarımla.